* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
 -  Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
268 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli - Mesajların nasıl okunması/dinlenmesi hakkında

Üstatlar’ın Mesajları nasıl okunması/dinlenmesi hakkında
Üstatlar’ın Mesajlar'ında verdikleri tavsiyeler
 
Üstat Kuthumi, 14 Ocak 2010 “Mesajların etkileri üzerine bir sohbet”
 
“…Bizler mesajlarımızla nasıl çalışılmasına ilişkin tavsiyelerimizi devamlı tekrarlıyoruz. Yine de tavsiyelerimizi yerine getirmeyen birçok insan tanıyorum. Mesajlarımızla dikkatle çalışılması ve mesela bir sabah bir de akşam olmak üzere günde iki mesajdan fazla okumanızın istenilen bir şey olmadığı hakkında defalarca konuştuk.
 
Her bir mesaj, o mesajları veren farklı Üstatlar’ın enerjilerini içerir. Ve bazı zamanlar enerjiler çok yüksek bir plana ait olmazken, bazen de Varoluşun çok yüksek bir planına ait olabilmektedirler. Eğer sizler değişik mesajları ardı ardına okumaya başlarsanız, organizmanızı çok büyük bir gerilime maruz bırakırsınız. Dış bilinciniz tehlikeyi fark edemeyebilir çünkü somut zihniniz yalnızca bilgi içeren verilerle çalışmaya alışmıştır, bu yüzden de mesajların enerjitik içeriğini hesaba katmayacaktır.
 
Sizlere şu örneği vereyim. Vücudunuz yiyeceğe ihtiyaç duyar. Aç ya da susuzken bir parça ekmeği yediğinizde veya bir bardak temiz su içtiğinizde, organizmanız tatmin olur.
 
Şimdi ise bol miktarda yiyeceği, tamamen gelişi güzel tükettiğinizi ve yanında sınırsız sayıda içecek içtiğinizi düşünün. Birçoğunuzun bol ziyafetlere ve oburluğa kendilerini kaptırarak, yaşamlarında böyle davrandıklarını biliyorum. Fakat ertesi gün bu kontrolsüz yeme- içmeler yüzünden kendinizi kötü hissetmiyor musunuz?
 
Birbiriyle uyumlu yiyecekler olduğu gibi, birlikte tüketilmemesi gereken yiyecek türleri de vardır. Bununla beraber, insanlığın büyük çoğunluğu o kadar düşük bir enerji düzeyinde bulunuyor ki; Binlerce yıl önce bilinen ve bütün bilge insanlar tarafından uygulanan bu basit gerçekleri bile anlayamaz.
 
Farklı Üstatlar’a ait bir sürü dikteyi okuduğunuz zaman, kontrolsüz yiyecek yüzünden meydana gelen hazımsızlığa benzer bir hazımsızlığın aynısını bilincinizde olabilir.
 
Mesajlarımızı okumaya çok dikkatli bir şekilde yaklaşmak zorundasınız, aksi takdirde, içsel huzursuzluk, hoşnutsuzluk hissetme riskini doğurursunuz ve hepsinden kötüsü tüm memnuniyetsizliğinizi elçimize ya da Üstatlar’a yönlendirirsiniz.
 
Her bir mesajı okumak için çok dikkatli bir şekilde kendinizi hazırlamalısınız. Mesajı okumaya başlamadan önce müzik yardımıyla, Üstatlar’ın tasvirleri yardımıyla veya meditasyonla veya bir dua okuyarak, mesajı veren Üstad’a uyumlanmak zorundasınız. Bu yolla enerjilerinizi düzenlersiniz, bilincinizi yükseltirsiniz ve böylece mesajlar sizlere faydalı olacaktır.
 
Sizlere başka bir örnek vereyim. Güneş bütün insanlara ve yaşayan tüm canlılara ışık saçıyor. Güneş enerjisini akıllıca kullanan insanlar mevcuttur. Güneşin altında belli bir süre kalırlar, sonra bir ara verirler ve tekrar kendilerini güneşin tatlı ışınlarına bırakırlar.
 
Daha farklı bir insan kategorisi de vardır ki; Sabahtan akşama kadar kumsalda, kızgın güneşin altında kalırlar, ertesi gün ise ateş basması ve güneş yanıklarından zarar görürler.
 
Bu yanıklarınız için kimi suçlamak gerekiyor? Güneşi mi? Sanırım cevap belli. Güneş enerjisinin yanlış kullanımından dolayı suçlanacak tek kişi sizsinizdir.
 
Mesajlarımızın içerdiği enerji bu kadar aşikar bir etki göstermez ancak hala, bir düzine mesajı bir çırpıda, meselenin özüne inmeden ve her bir mesajı okumadan önce kendilerini uygun biçimde uyumlamadan okuyan hatırı sayılır miktarda birey mevcuttur. Etkisi ise vakti gelince görülüyor. Bir süre sonra onlar kızgınlık hatta öfke hissetmeye başlıyorlar.
 
Bu duyguları hissettiğiniz için kimi suçlamak gerekiyor? Elçiyi mi? Üstatları mı? Sanırım cevap belli. Üstatlar’ın tavsiyelerini kulak ardı etmenizden dolayı kendiniz dışında hiç kimseyi suçlayamazsınız.
 
Dünyanızdaki her şeyde olduğu gibi bizim mesajlarımızın da dual bir etkisi vardır. Bazı insanlar mesajlarımızın okunması sayesinde pürüzsüz bir aura elde ettiler, uzun yıllardır auralarında var olan o kusurlar ortadan kaybolup gittiler. Daha dengeli ve dost canlısı oldular. Aileleriyle ilişkileri daha düzgün hale geldi. Ruhlarına ve evlerine huzur hakim oldu.
 
Diğerleri ise tam tersine, mesajlarımızı okuduktan sonra öfke, nefret ve düşmanlık hissediyorlar. Auraları günden güne eriyor ve tek kelimeyle kendi kendilerini mahvediyorlar.
 
Sevgililerim, bizler sizin için İyi Olanı, Aşkı ve Uyumu istiyoruz. Bütün bunların hepsini mesajlarımız sayesinde elde edebilirsiniz. Fakat sizin içinizde, mesajlarımızın içerdiği enerjiyi ya iyiye ya da kötüye yönlendiren bir vana vardır. Dünyanızda her şey, sevgililerim, dual bir etkiye sahiptir. Ve içinizde sizleri ya neşe içerisinde, evrim yolu boyunca yürüten ya da sizleri patikadan dışarıya atan bir mekanizma mevcuttur.”
 
 
 
“… mesajlarımızı okumak için gerekli olan bütün güvenlik tedbirlerini aldığınızdan emin olmak istiyorum. 
 
Mesajlarımızı ilk defa okuyanlar şaşırabilirler. Ancak mesajlarımızı uzun bir zamandan beri okuyanlar, uyulması gereken güvenlik tedbirlerinden, muhtemelen haberdarlardır. Her şeyden önce enerjiyle işiniz olduğunu farkında olmanız gerekir, çünkü bizim Sözlerimiz belirli bir enerji yükü taşımaktadır. Ve bütün enerjiler gibi bu da dikkatli bir kullanım gerektirmektedir, aksi takdirde mesajlarımızı okumanın beklenilmeyen sonuçları olabilir. 
 
O halde bilinç seviyesi bakımından sizlerden çok çok ileride olan Üstatlar’la konuştuğunuzun farkında olmanız gerekir. Bundan dolayı da içinizde bir saygı ve hürmet duygusuna sahip olmaya mecbursunuz. Tanrı’yla öylesine, gelişi güzel bir şekilde konuşamazsınız. Aynı anda hem mesajlarımızı okuyup hem de çay içemezsiniz ya da işteki arkadaşlarınızla sohbet edemezsiniz ya da çocuklarınızın ödevlerini kontrol edemezsiniz. Eğer bütün bunları yapar ve aynı zamanda mesajlarımızı da okursanız, mesajlarımızın içerdiği enerjiyle orantılı bir karma yaratırsınız. 
 
Bir kez daha uyarıyorum: sizler Tanrı’yla konuşuyorsunuz. Onun için bunu huşu içinde, kalbinizde büyük bir saygıyla yapmak zorundasınız. Bütün benliğiniz Tanrı’yla iletişim kurmaya ayarlanmış olmalıdır. Bütün işlerinizi bir kenara bırakmalı ya da tam tersini yaparak, uygun bir an oluşuncaya kadar mesaj okumamalısınız. 
 
Eğer dengede değilseniz ya da herhangi bir olumsuz niteliğin etkisi altındaysanız, bu durumda mesajlarımızın içerdiği enerji, içinizdeki olumsuzluluğun daha da şiddetlenmesine yol açacaktır. Ya da tam tersi, eğer ahenk içerisinde kendinizi uyarlamış ve içsel huzur ile dolmuşsanız, bu ahenk ve huzur hali, yine mesajlarımızın içinde bulunan enerjiye orantılı olarak artacaktır.”
 
 
 
 “Ruhsal çalışma ile uğraşmanın öylesine, gelişi güzel, ayaküstü yapılabileceğiniz gibi bir duyguya nereden kapılıyorsunuz?
 
Bilincinizde ruhsal çalışmaya karşı doğru tutumu takınmadığınız sürece, hiçbir kayda değer sonuç elde edemeyeceksiniz. 
 
Dikkat ve konsantrasyon eksikliğinin devrinizin gerçek musibeti olduğunu söylemekten esef duyuyorum. Aynı anda tamamen farklı planlara ait şeyleri özümsemeye çalışıyorsunuz. Radyo dinliyor ya da televizyon izliyorsunuz, telefonda konuşuyorsunuz bir yandan da mesajlarımızı okumaya çalışıyorsunuz. 
 
Her şeyi bir kenara atmayı ve yalnızca ruhsal besinler kabul etmek için kendinizde güç bulamadığınız müddetçe, mesajlarımızı okumanız sizlere değil faydalı olmak aksine gelişiminiz için zararlı olacaktır. 
 
Neden böyle olduğunu sizlere anlatacağım. Eğer birtakım dünyevi uğraşlarla meşgulseniz, örneğin radyoda modern müzik dinliyor ya da televizyonda reklam izliyor ve aynı zamanda mesajımızı okumaya uğraşıyorsanız, mesajlarımıza aktardığımız enerji sizler tarafından yanlış vasıflandırılmaktadır. Böyle olunca, gelişiminizde daha da ilerlemek yerine geriye doğru kayıyorsunuz. 
 
Şunu anlayın, sizler Tanrı’yla konuşuyorsunuz, evrimsel gelişimin çok daha yüksek basamaklarını tırmanmış, sizlerden çok çok daha ileride olan Üstatlar’la iletişim kuruyorsunuz. Öyleyse bütün bu saygısızlık nereden kaynaklanıyor?
 
Neden bizimle olan iletişiminizde en basit terbiye kurallarına dahi uymuyorsunuz?
Elçimiz aracılığıyla verdiğimiz Öğreti’ye basit ve sıradan bir şeymiş gibi bakmaya bir son vermenizi isterim. Her bir mesajın iletiminde binlerce Işık Varlığı emek sarf etmektedir. Bizler Tanrı’nın kıymetli enerjisini harcıyoruz, onu zerre zerre toplayarak mesajlarımıza akıtıyoruz. 
 
…Eğer tutumunuzu değiştirmezseniz ve karakterinizin halihazırda olan birtakım olumsuz özelliklerini aşamazsanız, ruhunuza çok kötü bir şekilde zarar verebilirsiniz. Unutmayın ki, İlahi Enerji’yi aldığınız zaman sizler onu, düşüncelerinizin, duygularınızın ve ruh hallerinizin aracılığıyla, kendiniz dünyanıza yönlendiriyorsunuz. Mesajlarımızı uyumsuz bir ruh halindeyken okuyup ta enerjiyi aldığınızda, aynı şekilde onu illüzyonu çoğaltmaya yönlendirerek, yanlış kullanabilir ve karma yaratabilirsiniz. 
 
Bulunduğunuz evrimsel gelişim basamağında, İlahi Enerji’ye daha sorumlu bir şekilde yaklaşmak zorundasınız.”
 


Kurulum Tarihi : 30/06/2011 · 22:34
Son Güncelleme : 30/06/2011 · 22:36
Kategori : Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
Sayfa Oku 11504 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye